Alman yetkililer, belirli bir yaş eşiğinin altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini kısıtlamak ve medya okuryazarlığı eğitimini güçlendirmek konusunda tartışıyor. Tartışmalar, yasa koyucular ve eğitimciler arasında, gençler arasında mevcut dijital beceriler ve çevrimiçi güvenlik farkındalığının yetersiz olduğu, sosyal medya hizmetlerinin yaygın kullanımı nedeniyle yetersiz olduğu konusundaki endişeleri takip ediyor.
Almanya federal parlamentosundaki milletvekilleri, 14 yaş altı çocukların doğrulanmış ebeveyn rızası veya medya eğitim önlemleri olmadan sosyal medyayı fiilen kullanmasını engelleyecek önerileri gözden geçirdiklerini söylediler. Öneriler, yasama organlarının çocuk refahı savunucuları, eğitimciler ve dijital haklar uzmanlarını içeren komite oturumlarında gündeme gelen taslak kural ve noktaları değerlendirdiği bir dönemde geldi. Yetkililer, herhangi bir düzenleyici yaklaşımın çocuk güvenliği ile ifade özgürlüğü ve mahremiyete saygıyı dengelemesi gerektiğini vurguladı.
Hükümet kaynakları, tartışmanın kısmen parlamentoya sunulan ve önemli bir oranın yeterli medya okuryazarlığı becerilerine sahip olmadığını gösteren araştırmalarla başlatıldığını söyledi. Bu bulgular, genç kullanıcıların yanlış bilgileri tanımlamakta, gizlilik ayarlarını yönetmekte veya uygunsuz içerikleri ek rehberlik olmadan tanımakta zorlanabileceğini gösterdi. Yasama Organları, resmi eğitim programlarının erişimdeki kısıtlamaları nasıl tamamlayabileceğini ve çocuklara dijital ortamlarda gezinmeleri için daha iyi araçlar sunabileceğini düşündüklerini söylediler.
Yaş kısıtlamalarıyla paralel olarak, politika yapıcılar ve eğitimciler çocuklar ve gençler arasında dijital becerileri güçlendirmeyi amaçlayan medya okuryazarlığı girişimlerini tartıştı. Savunucular, genişletilmiş müfredat ve hedefe yönelik eğitimin genç kullanıcıların çevrimiçi riskleri anlamasına, içerik etkileşimi konusunda bilinçli seçimler yapmalarına ve kişisel verilerini korumasına yardımcı olabileceğini söyledi. Bu tartışmalar, Almanya’daki dijital yeterliliğin okul programlarına entegre edilmesi yönündeki daha geniş eğitim hedeflerini yansıtmaktadır.
Yaşa dayalı kısıtlamaların eleştirmenleri, genç kullanıcılar için sosyal medya yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ve yaş doğrulama sistemlerinin gizlilik endişelerini artırabileceğini belirtti. Dijital haklar örgütlerinin temsilcileri, kısıtlayıcı önlemlerin dikkatlice tasarlanması ve gereksiz veri toplamayı önlemek için sağlam koruma önlemleriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Diğerleri ise, medya okuryazarlığını artırmanın reşit olmayanlar için çevrimiçi risklere karşı daha sürdürülebilir uzun vadeli bir yanıt olabileceğini savundu.
Görüşmeler devam ederken, Alman yetkililer henüz ayrıntılı bir yasa taslağı yayımlamadı veya yaş sınırları veya eğitim zorunluluklarının uygulanması için bir zaman çizelgesi belirlemedi. Bu tartışma, çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda daha geniş bir Avrupa tartışmasına katkıda bulunurken, diğer ülkeler de reşit olmayanların sosyal medya kullanımını hedefleyen benzer yaşa dayalı sınırlamalar veya düzenleyici reformları araştırıyor.
